T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Sivas İl Sağlık Müdürlüğü Divriği Sadık Özgür Devlet Hastanesi

T.C. Sağlık Bakanlığı T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Sivas İl Sağlık Müdürlüğü Divriği Sadık Özgür Devlet Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Çocuk Sağlığı

Güncelleme Tarihi: 02/03/2019

 

Kazaların nedenleri yaşa bağlı olarak değişir. Süt çocukluğu ve oyun çocukluğu döneminde çocukların temel yaşam alanları ev ve ev çevresi olduğu için ev kazaları özel bir önem taşımaktadır. Okul çağı çocuklarının ise ev dışında, yollarda, parklarda ve okul ortamında yaralanma riski daha yüksektir. Evde karşılaşılan kazaların tipleri yaşa göre değişmektedir. İlk 5 yaş içindeki çocuklarda en sık görülen yaralanmalar düşme, yanma ve zehirlenme nedeniyle olmaktadır. 

Çocukların Yaşlarına Göre Sık Görülen Kaza Tipleri 

Yaş Grubu
Kaza Tipleri
1 yaş altıYanma, Düşme, Zehirlenme
1 yaşYanma, Düşme, Yabancı cisim, Zehirlenme
2 yaşZehirlenme, Düşme, Yanma
3 yaşDüşme, Yanma
4 yaşDüşme, Trafik kazası
5 yaşDüşme, Çarpma, Trafik kazası

Çocukların Kazalardan Korunması 

Çocukların kazalar açısından emniyetli ortamlarda yaşamaları, koruyucu önlemlerin alınması ve yaşam alanlarının emniyetinin denetlenmesi erişkinlerin sorumluluğundadır. Doktorların ve sağlık personelinin kazaların ve yaralanmaların engellenmesi ve uygun girişim yapılması için önemli görevleri vardır. Bu görevlerin en önemlilerinden biri ailelerin ve çocukların eğitimidir.

*Ani bebek ölüm riskini azaltmak için ilk aylarda bebeğin yalnızca sırt üstü yatırılması (yüzüstü ve yan yatırılmaması), yatağının yumuşak olmaması, yatak içinde yumuşak battaniye, oyuncak ve benzeri bulundurulmaması, yatak içinde farklı bebek pozisyonlayıcıları ve yastık kullanılmaması, bebeğin yattığı odanın aşırı sıcak olmasının önlenmesi, sigara içilmemesi ve bebekle annenin aynı odada ancak farklı yataklarda yatması sağlanmalıdır.

Talk pudrası kullanılmamalı, bebeğin yatağında ya da giysisinde uzun ip, kurdela vb bulundurulmamalıdır. 
Bebeğin başı hızlı hoplatıp zıplatılmamalı, hareket halindeyken başı ve boynu sürekli desteklenmelidir.

Evde Bulundurulması Gereken İlk Yardım Malzemeleri

  • Steril ve steril olmayan gazlı bez ve tampon
  • Elastik sargı bezleri
  • Antiseptik çözelti (örn:batticon)
  • Yara bandı
  • Antibiyotikli merhem
  • Üçgen sargı
  • Makas
  • Flaster 
  • Termometre
  • Eldiven
  • Plastik örtü
  • Büyük enjektör
  • Çengelli iğne
  • Liste

1-Düşme

Fiziksel Çevrenin DüzenlenmesiGözetim-AlışkanlıklarÇocuğun Eğitimi
• Pencere ve kapılara emniyet kilitleri konulması 
• Merdiven başlarına emniyet kapısı konulması 
• Çocuk karyolası ve ranzasında parmaklık olması 
• Eğer çatı ve terasta yatılıyorsa, buralara korkuluk konulması 
• Sehpa ve masaların keskin kenarlarının kapatılması, yerlerinin değiştirilmesi veya çocuklar büyüyene kadar tamamen ortadan kaldırılmaları 
• Mobilyaların pencerelerden uzağa yerleştirilmeleri 
• Televizyon, müzik seti gibi elektronik eşyalara ulaşıp kendisine zarar vermemesi için gerekli önlemler alınmalı, yerde kablo vb olmamalı 
• Cam kapıların renkli yapıştırmalar ile görünür hale getirilmesi 
• Yürüteç kullanılmaması 
• Banyoda duş veya küvet zemininde kaymayı engelleyen özel malzeme kullanılması 
• Duş veya küvet içinde çocuğun boyuna uygun tutunma demirinin kullanılması 
• Bahçe kapısına emniyet kilidi konması, kapının her zaman kapalı tutulması 
• Toplanabilecek veya kayabilecek tipteki küçük halı ve kilimlerin altına kaymasını 
engelleyecek materyallerin konulması 
• Koridorların yeterli aydınlatılması 
• Balkon çevrelerinin kapalı veya çocukların ulaşamayacağı yükseklikte olması 
• Banyo başta olmak üzere tüm oda kapı kilitlerinin çocukların kontrol 
edemeyeceği yerde/şekilde olması veya kilitlenmeyecek/dışarıdan da açılabilecek şekilde olması 
Yalnız bırakılmaması 
• Yatakta 
• Balkonda 
• Banyoda 
• Mutfakta 
• Bezini değiştirirken 
• Yürüteçte 
• Bahçede, salıncakta, kaydırakta 
• Mümkünse hiçbir yerde 

Alışkanlıklar
 
• Bebeklerin düşemeyecekleri yerlere konması 
• Ana kucağının yer seviyesinden yükseğe konmaması 
• Bebeğin bezinin yerde değiştirilmesi 
• Banyoda kapıların kapalı tutulması 
• Klozet kapağının kapalı tutulması 
• Duş veya küvet zemininde sabun veya şampuan bırakılmaması 
• Evde, bahçede oyuncakların ve küçük ev ve bahçe aletlerinin ortadan kaldırılması 
• Yere dökülen sıvıların hemen silinmesi 
• Merdivenler üzerinde oyuncak, kaygan maddeler bulundurulmaması
Öğretilecekler 
• Yatakların üzerinde oyun oynanmaması ve zıplanmaması gerektiği 
• Mutfak, banyo ve tuvalette oyun oynanmayacağı 
• Makas ve bıçak gibi kesici aletlerle oynanmaması gerektiği 
• Bardak ile koşmanın tehlikeleri 
• Merdivenlerde koşulmayacağı 
• Evin bahçesinde oyun oynamak için uygun olan yerlerin neresi olduğu 
• Bahçedeki oyuncaklarla oynarken risk almanın tehlikeleri 
• Bisiklete binmenin, paten kaymanın nasıl güvenli kılınabileceği 
• Bindikleri bisiklet, paten ya da kaykay gibi oyuncakların yaşlarına ve gelişimlerine uygun büyüklükte olması

Düşmelerde İlk Yardım

  • Sıyrıklar antiseptik çözelti ile temizlenir. Temiz bir gazlı bez ile kapatılır.
  • Kırık olduğundan şüphelenilen kol ve bacak hareket ettirilmemelidir.
  • Kırık olduğundan şüphelenilen kol üçgen askı yapılarak hastaneye götürülür. 
  • Bacak kırığı şüphesinde hasta sırtüstü yatırılır, bacaklar arasına bir battaniye veya katlanmış çarşaf yerleştirilerek eşarpla birbirine bağlanır. 
  • Yerde yatar durumda bulunan kazazede acil yardım ekibi gelene kadar hareket ettirilmemeli ve kımıldatılmamalıdır. Boyunluk takılarak hastaneye götürülmelidir.

Yaralının Acil Servise Götürülmesini Gerektiren KAFA YARALANMASI Durumları: 

  • Bilinç kaybı, kaza ile ilgili hafıza kaybı veya nöbet geçirme
  • Görmede bozukluk
  • Göz, kulak veya ağızdan kan gelmesi
  • Uyuklama, huzursuzluk veya baygınlık
  • Burundan veya kulaktan sıvı gelmesi
  • Tekrarlayan kusma
  • Çocuğun 2 yaşından küçük olması
  • Çocuğun bir başkası tarafından istismar edilmiş olması kuşkusu
  • Açık yaralanma durumunda

thumb shutterstock 130673414Biyotin, organizmadaki 4 karboksilaz enzimi için kofaktör olarak görev yapan önemli bir vitamindir. Biyotinidaz, vücutta biyotin döngüsü adı verilen bir reaksiyon zinciri içinde serbest biyotin oluşum basamağı için gerekli bir enzimdir. Çekinik genle geçen kalıtsal bir hastalık olan biyotinidaz eksikliği organizmada biyotin döngüsünü bozarak metabolik asidoz, deri bulguları (parsiyel alopesi vb), işitme ve görme kaybı, konvülsiyon ve nörolojik belirtiler gibi değişik klinik ve laboratuvar bulgularının görüldüğü bir hastalık tablosuna yol açar. Geç kalınan vakalarda koma ve ölüm ile karşılaşılabilir. Dünya ülkeleri içinde biyotinidaz eksikliğinin en sık görüldüğü ülkelerden birinin Türkiye olduğu bildirilmiştir. Her yıl 200-250 yeni vaka topluma katılmaktadır.

Biyotinidaz Eksikliğinde de erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Tanı ve tedavide gecikme nörolojik sekeller ve ölümle sonuçlanabilir. Biyotinidaz Eksikliğinin kesin tanısı enzim aktivitesinin yokluğunun serumda gösterilmesine dayanır. Hastalığın tedavisinde biyotin oral yolla verilir. Bulguların düzelmesi tedaviye başlama zamanıyla orantılıdır. Tedavi ile deri ve nörolojik bulgular düzelir. İşitme ve görme bozuklukları tedaviye daha dirençlidir. 














thumb shutterstock 681267697Kistik Fibrozis esas olarak akciğerleri ve sindirim sistemini etkileyen genetik bir hastalıktır. Kistik fibrozis hastalığının oluşabilmesi için biri anneden biri babadan gelen, hastalığı taşıyan iki genin bir araya gelmesi gerekmektedir. Yani hastalık sadece anneden ya da sadece babadan değil, hem anneden hem de babadan gelen genlerin birleşmesi ile ortaya çıkar. Kistik fibrozisli bebeklerde hastalık ile bulgular çeşitli yaşlarda ortaya çıkabilir. En sık rastlanan şikayetler tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve aldıkları besinleri yeterince sindiremedikleri için bol miktarda yağlı pis kokulu dışkılama ve yeterli kilo alamamalarıdır.

Kistik Fibrozis Hastalığının Tanısı Nasıl Konur ?
Kistik fibrozisli hastaların terlerinde tuz miktarı yüksektir ve hastalığının tanısı ter testi le konur. Bu testin yapılabilmesi için çocuğunuzun kolundan ya da bacağından az miktarda ter toplanır ve terdeki tuz miktarı ölçülür. Sonuçlar genellikle aynı gün içinde çıkar.

Eğer ter testi sonuçları kistik fibrozis tanısını destekliyor ise doktorunuz sizinle bebeğiniz için yapılması gereken tedavileri görüşecektir. Bebeğiniz en kısa süre içinde kistik fibrozisli hastaların izlendiği bir kistik fibrozis merkezine yönlendirilecektir. Kistik fibrozis ekibi bebeğinizin tanısı, çocuğunuzun ihtiyacı olan tedaviler ve çocuğunuzu sağlıklı tutabilmek için neler yapabileceğiniz ile ilgili olarak size bilgilendirecektir.

Kistik Fibrozis Yenidoğan Tarama Testi Sonuçlarının Anlamı Nedir ?

Bebeğiniz doğduğunda bazı doğumsal hastalıkların taranması için topuk kanı alınmaktadır. Bu tarama sonuçlarında çocuğunuzda kistik fibrozis tarama testi pozitif olarak saptanmıştır. Bu tarama testinin pozitif olması çocuğunuzun kistik fibrozis olduğunu anlamına gelmez. 

Çocuğunuzda kistik fibrozis hastalığı olup olmadığının anlaşılabilmesi için başta ter testi olmak üzere bazı testler yapılması gerekmektedir. 
Bu bilgilendirme broşürü tarama sonuçları ve bundan sonra yapılacaklar ile ilgili size bilgilendirmek amacı ile hazırlanmıştır.

Bundan Sonra Yapılması Gerekenler Nelerdir ?

Bebeğinizin acil bir tedaviye ya da bakıma ihtiyacı yoktur. Bundan sonraki en önemli adım bebeğinizin kistik fibrozisli hastalar ile ilgili uzmanlığı olan bir hekim tarafından muayene edilmesi ve eğer gerekli ise yeni bazı testlerin yapılmasıdır. Doktorunuz istenecek olan testler ve sonuçları ile ilgili olarak size bilgilendirecektir.

thumb shutterstock 571297591

Ergenlik ve gençlik dönemi; fiziksel, ruhsal, biyokimyasal ve sosyal yönden hızlı büyüme, gelişme ve olgunlaşma süreçleriyle çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir. 10-19 yaş ergenlik dönemi olarak adlandırılırken, gençlik olarak nitelenen yaş grubu 10-24 olarak kabul edilmektedir. Ergenlik dönemi genellikle kızlarda 10-12 yaşlarda, erkeklerde ise 11-14 yaşları arasında başlamaktadır.

Ergenler

  • Dünya nüfusunun %20 sini,
  • Gelişmekte olan ülkelerin %25 ini,
  • Gelişmiş ülkelerin %15 ini,
  • Türkiye nüfusunun %18 ini oluşturmaktadır.

Tüm Dünyada 2025 yılında 1.13 milyar ergen olması beklenmektedir. 

Ergenlik dönemi nedir?

Ergenlik dönemi, fiziksel ve duygusal süreçlerin yol açtığı cinsel ve psikososyal olgunlaşma ile başlayan, bireyin bağımsızlığını ve sosyal üretkenliğini kazandığı bir dönemdir. Bu dönem duygusal dalgalanmaların ve iniş çıkışların yaşandığı bir dönemdir.

Ergen dönemi, genç insanların yeni yetenekler edindiği ve birçok yeni durumla karşı karşıya kaldığı hızlı bir gelişme dönemidir. Bu dönem sadece ilerleme için fırsatlar sunmakla kalmaz, aynı zamanda sağlık ve iyilik konusundaki riskleri de beraberinde getirir. Ergenler hayatlarının ikinci on yılının zorluklarıyla karşı karşıya geldiklerinde çok az bir yardımla enerjilerini olumlu ve üretken alanlara yönlendirebilirler. Ergenlerin ihmal edilmesi hem anında, hem de gelecek yıllarda sorunlara yol açabilir. Ancak aynı zamanda da bu dönem bir fırsat dönemidir. Yeniliğe, değişime, gelişmeye en açık olan bu yaş grubuna, doğru yöntemlerle, doğru yerde, doğru kişilerle ulaşıldığında, ülkemizin gelişmesine büyük katkı sağlanacaktır. Bir ülkenin gelecekteki ekonomik, sosyal ve siyasi gelişimi ve istikrarı için vereceği en önemli taahhütlerden biri, ergenlerin sağlık ve gelişime ilişkin ihtiyaçlarını ele almaktır.

Artık çocuk olunmayan ama henüz yetişkin de olunmayan bu yaş döneminde ergen ve gençler;  zararlı maddelerle karşılaşır, ilk cinsel deneyimlerini yaşar ve arkadaş grupları kurarlar. Pek çok konuda ilk deneyimlerini en sağlıklı biçimde edinmesi, sağlığa zararlı davranışlar geliştirmemesi, olumlu sosyal ilişkiler kurarak psikososyal gelişimini sürdürmesi için yardıma gereksinimi vardır.

Ergenlik genel olarak üç evrede incelenir; thumb shutterstock 586279169

  • Erken Ergenlik
  • Orta Ergenlik
  • Geç Ergenlik

Erken Ergenlik:

12-14 Yaş arasındadır. Bu dönemin özelliği bedensel değişimlerle uyum için gencin gösterdiği olağanüstü çabadır. Bedensel değişimler bazen o kadar hızlı olur ki gençler bedenlerinin içinde kendilerini yabancı gibi hissederler. Birden uzayan kollar ve bacaklar sakarlıklara yol açar, önce eller ve ayaklarda büyüme başlar ve bu kollar bacaklar ve gövde olarak devam eder, bu vücudun orantısız görünmesine yol açar. Bu bedensel değişimler çocukluktan farklı bir erkek ya da kız kimliğinin algılanmasına ve cinsel kimliğin ön plana çıkmasına yol açar. Zihinsel gelişimin son basamağı olan soyut kavramları düşünebilme yetisinin kazanıldığı dönemin başlangıcıdır. Duygusal dalgalanmalar vardır.

Orta Ergenlik:

Büyümenin çok hızlandığı ergenlik dönemine ilişkin enerji ve besin ihtiyacının en üst düzeye ulaştığı yaşlardır.

15-18 yaş arasındaki dönemi kapsar. Soyut kavramları algılama yeteneklerinin arttığı, ancak dürtülerindeki yoğunlaşma sonucu çeşitli sorunlarla baş etmek zorunda kaldıkları dönemdir. Herkes bu dönemde farklı sorunlar yaşar.

Geç Ergenlik:

Geç ergenlik dönemi ergenliğin son dönemidir. 18 yaş üzeri ve 20 li yaşları kapsar. Bireyin erişkin, psikolojik olgunluğu kazanıp toplum içinde erişkin rollerini almaya hazır hale gelmesi ile sonlanır. Ergenliğin başından beri yaşanan duyguların, geliştirilen becerilerin, kurulan özdeşimlerin harmanlanarak birleştirildiği ve sonucunda kimlik duygusunun geliştirildiği dönemdir.

shutterstock 10469604371Toplumda Doğumsal Kalça Çıkığı olarakta bilinen Gelişimsel Kalça Displazisi (GKD); kalçayı oluşturan yapıların intrauterin oluşumları sırasında normal olmalarına karşın, çeşitli nedenlerle sonradan yapısal bozulma gösterdiği dinamik bir hastalıktır. Her zaman doğuştan olmaz, bazen sonradan da görülebilir. Her zaman tam bir kalça çıkığı da olmayabilir. Bu nedenle Gelişimsel Kalça Displazisi tanımı tercih edilmektedir.

Ülkemizde Gelişimsel Kalça Displazisi (GKD) Görülme Sıklığı Nedir?

Türkiye’deki Gelişimsel Kalça Displazisi görülme sıklığı 1000 canlı doğumda yaklaşık 5 ile 15 arasında olduğu öngörülmektedir.

Gelişimsel Kalça Displazisi (GKD) Açısından Risk Faktörleri Nelerdir?

  • GKD ( Doğumsal Kalça Çıkığı) li kardeş
  • GKD li anne-baba, dede, nine, teyze, hala, amca, dayı, kuzen
  • İlk doğan kız bebek
  • Çoğul gebelik
  • Amniyon sıvısı anormallikleri
  • Makat duruş
  • Kundak yapmak, belemek

Gelişimsel Kalça Displazisi (GKD) Tarama Programının Amacı Nedir?

  • GKD Tarama Programının temel amacı yenidoğan döneminde (3-4 hafta) tüm bebeklerin kalça çıkığı açısından muayenelerinin yapılması
  • Riskli ve klinik muayenede şüpheli grubun hayatlarının ilk 3-6 haftasında GKD açısından kalça USG ile değerlendirilmesi
  • Tedavi gerektiren olgularda erken ve uygun tedavilerinin başlatılması
  • Kalça çıkığı için yapılacak cerrahi tedavi sayısı ve muhtemel komplikasyonların en aza indirilmesidir. 

Gelişimsel Kalça Displazisi (GKD) Açısından Yenidoğan Kontrolü Kim Tarafından Yapılmakta ve Risk Taşıyan Bebek Nasıl Yönlendirilmektedir?

Yenidoğan dönemindeki (3-4 hafta)  tüm bebeklerin GKD açısından kontrolleri Aile Hekimi tarafından yapılmakta ve risk faktörü taşıyan bebek Ortopediste yönlendirilmekte, Radyolog tarafından da 3-6 haftasında USG ile değerlendirilmektedir.

Ergenlikte kisisel hijyen

Ergenlikte psikolojik gelisim